Tarih: 04.02.2026 15:42

AKCİĞER KANSERİNİN EN ERKEN EVRESİNİ SAPTAYABİLEN KAN TESTİ GELİŞTİRİLDİ

Facebook Twitter Linked-in

İNGİLTERE- 04.02.2026- Clinical Cancer Research dergisinde yayımlanan çalışma, kanser taramasındaki en büyük sorunlardan biri olan yanlış pozitif sonuç oranını da düşürmeyi hedefliyor. Testin özgüllük oranı yüzde 95 olarak bildirildi. Bu da 100 sağlıklı kişiden yalnızca yaklaşık 5'inde hatalı alarm üretildiği anlamına geliyor.

Araştırmacılar, kanser hücrelerinin DNA üzerine eklenen kimyasal işaretleri düzensiz biçimde dağıttığını belirtiyor. Bu işaretleme süreci 'metilasyon' olarak biliniyor. 

Kanser hücrelerinde örüntü bozuluyor

Sağlıklı hücrelerde metilasyon düzenli bir örüntü gösterirken, kanser hücrelerinde parçalı ve tutarsız bir dağılım oluşuyor. Bilim insanları bu düzensizlik düzeyini ölçen göstergeye 'Epigenetik İstikrarsızlık Endeksi' adını veriyor. Çalışmada yaklaşık 2 bin tümör ve normal doku örneği incelenerek kanseri ayırt eden 269 DNA bölgesi belirlendi. Daha sonra bu bölgeler meme ve akciğer kanseri hastalarından alınan kan örneklerinde test edildi.

Sonuçlara göre test:

Evre IA akciğer kanserlerinin yüzde 81'ini saptadı

Erken evre meme kanserlerinin yüzde 68'ini yakaladı

İleri evre kanserlerde daha da yüksek tespit oranına ulaştı

Yüzde 95 özgüllük ile düşük yanlış pozitif oranı korudu

Bilim insanları, klasik kanser kan testlerinin çoğunun tek bir 'biyolojik gösterge' aradığını, ancak bunun hastadan hastaya tutarlılık göstermediğini vurguluyor. Yeni yöntemin ise tek bir mutasyon yerine kanserin davranış biçimindeki temel düzensizliği ölçtüğü için daha kararlı sonuç verdiği belirtiliyor.  

Çoklu kanser taraması mümkün olabilir

Araştırmada belirlenen 269 DNA bölgesinin meme ve akciğer kanseri dışında kolon, beyin ve pankreas kanserlerinde de benzer düzensizlik örüntüleri gösterdiği bildirildi. Bu bulgu, ileride tek bir kan testiyle birden fazla kanser türünün taranabileceği ihtimalini gündeme getiriyor. Araştırmacılar, yöntemin klinik kullanıma girebilmesi için kanser tanısı bilinmeyen geniş popülasyonlarda yapılacak gerçek yaşam tarama çalışmalarına ihtiyaç olduğunu belirtiyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —