Ak Parti iktidarı çeyrek asra yakın bir zamandır hiç ara vermeden Türkiye’yi yönetiyor.
Destekçisi de MHP.
Cumhur ittifakı adıyla kendi açılarından başarılıyız diyerek devam ediyorlar.
Muhalefet ise kemiyet olarak fazla lakin keyfiyet olarak kendilerini tam ispat edememiş ligin sıkıntısı ile muhalefet etmeye çalışıyorlar. Gerçi bugünkü Başkanlık siteminde yapılabilirlik bu yönüyle kısıtlı.
MHP destekli, 23 yıllık AK Parti iktidarı, kabul etmek gerekir ki ilk yıllarda başarılı idi. Kendinden önceki dönemde uygulanan ekonomik program nedeniyle bütçe de sıkıntı yoktu. Bunun yanında Cumhuriyetin birikimlerini de özelleştirme adıyla sattılar ve oradan gelen para da katılınca halkımız bir süre sorunsuz hayat yaşamıştı.
Aynı şekilde devam etmedi.
Dost oldukları örgütler devletin tüm hücrelerine kadar girdiler. Bunlara da ses çıkarmadılar. Bu örgütlerden biri olan FETÖ cü hainlerden ihanet gördüler, ondan sonra ekonomi başta olmak üzere diğer alanlarda hatalar yaparak ekonomik krizin içine düşürdüler.
Cumhuriyet tarihimizin en uzun süren krizini yaşıyoruz.
Bugün 20 bin lira civarındaki para ile yaşam savaşı veren milyonlarca aileler var. Nüfusun önemli bir kısmı açlık seviyesinde yaşıyor. 20 bin lira maaş alan bir emeklinin ödemek durumunda olduğu ev kirası 25bin Tl den başlıyor.
Paramızın değeri zayıfladı. Enflasyon yıllardır devam ediyor. Herhangi bir malın fiyatı kısa bir süre içinde dahi sabit kalmıyor.
Son zamanlarda adı farklı olsa da yeni bir açılım süreci başlattılar. MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin başlatma düdüğünü çaldığı açılım süreci, yine Bahçeli’nin son grup konuşmasında “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” açıklamasıyla son noktaya yaklaştı.
Türkiye’nin varlığına, birliğine kast eden terör örgütü ve teröristlere saygı duyulacak ifadesi de kullanıldı.
Bu kadar olumsuzlukların yanında Sadece Savunma Sanayii alanında içimizi ısıtan haberler var. Tabi vatandaşa intikal ettiren haberler hala getirisini hissetmediğimiz Doğal gaz ve petrol bulduk haberleri gibi değilse.
Muhalefete gelince; İktidarın başarı karnesi iyice zayıfladığı halde muhalefet iktidarın elinden seçim yoluyla yetkiyi alamıyor. Veya vatandaşta öyle bir izlenimleri var.
Vatan, millet, Cumhuriyet, demokrasi burada sıkıntı yaşıyor. Bu kadar olumsuzluklar varken Cumhur ittifakını seçim yoluyla görevden uzaklaştırmak konusunda başarılı olunamıyor.
Bu böyle gitmemeli. Ülkenin temel çizgilerinin silinmeye çalışıldığı dönemde varlığımızın ve Cumhuriyetimizin devamı için halka ulaşma yolları bulunmalı ve halktan yeni bir karar vermesi istenmelidir. Bunun için de halkımız ikna edilmelidir.
Tabi bunun gerçekleşmesi için yazılı ve görsel medya üzerinde etkinlik kurulması gerekir.
Ayrıca; Halkı ikna etmek için de ilk önce halkın güven duygusu, itimadı kazanılmalıdır. Halkın gönlüne gönül gözü ile girilirken, günlük yaşantısının gerçek sorunları ve o sorunlara getirilecek çözüm yolları açıklanmalı ve halk ikna edilmelidir.
Halkın önemli bir kısmına Türkiye’de sadece iktidar ve onu destekleyen partinin olmadığını, kendilerinin de olduğunu, sorunları ve çözüm yolarını tespit ettiklerini anlatarak halkın güvenin sağlanması yapılacak en ön iştir.
Bir örnek vereyim. Hiçbir muhalefet partisi bitmiş tarımı ayağa kaldıracak Tarım politikasını anlatmadı veya daha öyle bir hazırlıkları yok.
Yanlışlığını ve haksızlığını sağır sultanın bile duyduğu, gördüğü vergi adaletsizliğini nasıl düzeltecekleri hakkında hazırlıkları da yok.
Yarına hazırlanmak gerek. Güvenlik elbette önemlidir ama halkın iaşe ve ibadesini rahat kazanacakları güvenini vermek de çok önemlidir.
Gençlere siyasette ön plana almak özlenen tablodur. Türk milletini ayağa kaldıracak güç gençlerde fazladır. Lakin onlarında politik tecrübesizlikten kaynaklanan vatandaşla ilişki kurmaktaki naifliği olabilir.
Türkiye’mizin çok ihtiyacı var. Yeni sese yeni soluğa şiddetle ihtiyacı var.
Hazır olduğunuzu gösterin, bizi de halkımız da rahatlatın.
Yürekten başarılar diliyorum.
